Bedeli ne olursa olsun
Bedeli ne olursa olsunBedeli ne olursa olsunBedeli ne olursa olsunBedeli ne olursa olsun
Bedeli ne olursa olsun

tayyip-balikesir2

Başbakan: “Batsın senin gazeteciliğin”
Başbakan Erdoğan, BDP heyetinin İmralı’da Öcalan’la görüşmesinin içeriğine dair yayınlanan haberlerle ilgili ilk kez konuştu.

”Dedikodulara, medya üzerinden karanlık operasyonlara itibar etmeyin. Biz teyit etmedikçe söylentilere inanmayın” diyen Başbakan Erdoğan, ”Ben konuşmuyorum, arkadaşlarıma da konuşmamalarını söyledim. Bu hassas süreçte böyle bir haberin yapılmaması lazımdı” dedi.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:

BEDELİ NE OLURSA OLSUN

Çözüm sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz. Hayat risktir, siyaset risktir. Bunun bedeli ne olursa olsun milletimizin refahı için her şeyi yapacağız. Annelerin ağlamaması lazım, kanın durması lazım. Onun için silahlar durana kadar mücadelemiz sürer, siyasetle müzakeremiz sürer.

BEN 9 KEZ GELDİM, BAZILARI HİÇ GELMEDİ

Bu benim Balıkesir’e sadece Başbakanlığım döneminde 9.’uncu ziyaretim. Cumhuriyet tarihinde hiçbir başbakanın bu şekilde gelmesi söz konusu değil. Belki bazıları hiç uğramamıştır. Ama ben geldim. Biz Balıkesir’i unutmayız, buradan uzakta kalmayız. Biz Ankara’ya kilitlenip oradan çıkmayan bir iktidar değiliz

SADECE SAHİLLERLE MUHABBET KURAN BİR HÜKÜMET DEĞİLİZ

Biz Sivas’ın ötesine geçemeyen bir hükümet değiliz. Sadece sahillerle, sadece belli il ve ilçelerle muhabbet kuran bir hükümet değiliz. Türkiye’nin tamamını kucaklayan bir dilimiz var.

BALIKESİR’DE BU BAYRAĞI NASIL DALGALANDIRDIYSAK HAKKARİ’DE DE ÖYLE YAPTIK

Türkiye’nin tamamını kardeş gören bir üslubumuz var. Biz bu bayrakları Balıkesir’de nasıl dalgalandırıyorsak Hakkari’de de öyle dalgalandırdık. Balıkesir’de bayrak dalgalandıran ana muhalefet Hakkari’de bir tane bayrak çıkaramamıştır. Diğeri zaten hiç gidememiştir. Biz Türkiye sevdalısıyız.

Bu sevda sönmeyecektir yüreğimizde ölene kadar.

YAŞADIKLARIMIZI ÇOCUKLARIMIZ YAŞAMASIN DİYE

Aşık Veysel gibi uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece dedik. Yıkılmadan gideceğiz. Bizim yaşadıklarımızı çocuklarımız, torunlarımız yaşamasın diye yürüyoruz. Çırpınışımız onun için, bu ülkeyi tüm sıkıntılarından kurtarıp geleceğin büyük etkili bir devleti yapmanın mücadelesini veriyoruz.

KARDEŞ HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR

Şehitlerimiz bizlere bağımsız bir vatan emanet etmek için canlarını feda ettiler. Bütünlüğümüz için fedai can ettiler. Bugün o şehitler Çanakkale’de, Sakarya’da kardeşçe kucak kucağa yatıyorlar. Kütahyalı şehitler, Muşlu şehit aynı kabristanda hatta aynı mezar içinde yatıyorlar. Ama yetmez, ay yıldızlı bayrağımızı, onun itibarını koruyacağız. Eğer şehitlerimize sahip çıkacaksak biz aynı zamanda kardeşliğimizi, bütünlüğümüzü korumak zorundayız. Arkadaş, karındaş ve kardeşi biliriz, arkadaş güzel bir şeydir. Karındaş aynı anneden babadan doğar, fakat bizim medeniyetimizde kardeş bunların hepsinin üstündedir, fevkindedir. Karındaş olursun ayrı düşersin, arkadaş bir yere kadar. Ama gerçek manada kardeş hepsinin üstündedir,bizim değerler silsilesi içiden ancak inananlar kardeştir. Biz milletimizle aracılar vasıtasıyla konuşmayacağız, araçlarla konuşmayacağız. Biz yüz yüze konuşacağız. Kalpten kalbe, gönülden gönüle yol vardır

MEDYA ÜZERİNDEN KARANLIK OPERASYONLARA İTİBAR ETMEYİN

Art niyetli haberlere, dedikodulara, söylentilere, medya üzerinden yapılan karanlık operasyonlara, medya aracılığıyla kurulan tuzaklara itibar etmeyin. Yıkmak kolay yapmak zor. Biz zor olana talibiz

BİZ SİZE RAĞMEN ADIM ATMAYIZ

Biz toplu açılış yapmak için geldik ama biz aynı zamanda hasbihal etmek için geldik, son 10 yıldır milletim neye evet dediyse biz ona evet dedik, neye hayır dediyse ona hayır dedik. Bizi bu makamlara taşıyan sizlersiniz.

Bizi bu makamlara getiren irade sizseniz, yanlış yaptığımızda bizden emaneti alacak irade yine sizsiniz. Zaten demokrasinin güzelliği bu değil mi?

Biz size rağmen hiçbir işin içinde olmayız, size rağmen tek adım atmayız, sizi mahcup edecek, mağdur edecek hiçbir girişime biz prim vermeyiz. Biz sizin çizdiğiniz istikamette yürüyoruz

1916-17 eğitim öğretim döneminde Balıkesir Lisesi, o zamanki Balıkesir sultanisi hiç mezun vermedi biliyor musunuz? Çünkü Balıkesir’in gençleri cesurca Çanakkale cephesine gittiler. Diploma alamadılar ama hepsi de kahramanlık, cesaret diplomasını, şehadet diplomasını göğüslerine nakşettiler. Seyit Onbaşı çıktı Balıkesir’den. Çanakkale’de o devasa mermiyi sırtladı.

Birileri onu unutturmak istiyor. Bu milletin gerçek temsilcileri gerçeği biliyor.

YALANLARLA, MEDYA OPERASYONALRIYLA ÇIKIYORLAR

Biz de kolayı değil zoru seçtik, zoru seçiyoruz, çözüm için uğraştıkça çözdürmemek için uğraşanlar var tamir etmek için uğraştıkça bozmak için ellerinden geleni yapanlar var. Biz samimiyetle kararlılıkla elimizi, bedenimizi, bütün vücudumuzu taşın altına koyup annelerin gözyaşını dindirmeye çalıştıkça bunu sabote etmeye çalışanlar var. Bunlar karşınıza yalanlarla çıkıyorlar, arşınıza küfürlerle, hakaretle, dedikoduyla, söylentiyle, provokasyonla medya operasyonlarıyla çıkıyorlar

BU HABERİ YAPAMAZSINIZ

Bir gazete çıkmış, başlık atıyor, attığı başlıkla İmralı’dan haberler veriyor. Bir kısım medya yanımızda olmadı diye hep söyledim. Bu medyanın uzantıları, kalemşörleri şöyle yazıyor: ”Devlet yönetmek başka, gazete yönetmek başka” şu çözüm sürecine katkı vermek istiyorsanız böyle bir haberi yapamazsınız, yapmamalısınız bu süreç hassas.

BEN VE ARKADAŞLARIM KONUŞMAYACAK

Ben konuşmuyorum, konuşmayacağım. Arkadaşlarıma da söyledim, konuşmayın diye, attıkları başlıklarla gazetecilik yapıyorlarmış, böyle gazetecilik yapacaksan batsın böyle gazetecilik

Medya yine ”Başbakan bize saldırdı” diyecek. Ben gerçekleri söylüyorum

SÜRECİ BALTALAMAK İSTEYEN MİLLETİN KARŞISINDADIR

Bu çözüm sürecinde kim bu süreci baltalamak istiyorsa o benim de milletimin de karşısındadır. Önümüze konulan taş engeldir, söker atarız, kim olursa olsun dinlemeyiz. Zerre kadar bu vatana sevgileri varsa bu güzel adımları engellemeye çalışmasınlar, biz onlarla iktidar olmadık, onlara rağmen milletimiz bizi iktidar yaptı.

Milletim böyle diyorsa milletin dediği doğru onların köşelerindeki yazılar değil.

BİZ TEYİT ETMEDİKÇE BÜTÜN SÖYLENTİLER YALANDIR

Sadece vicdanınızın sesini dinleyin. Biz bir açıklama yapmadıkça, biz teyit etmedikçe bütün söylentiler yalandır, asılsızdır. Ortaya dökülen dedikodular bize karşı çözüm istemeyen bu çevrelerin açık bir sabotajıdır. Kim ne söylerse söylesin, kim ne yazarsa yazsın son sözü millet söyler. Bu yeni süreç başladığı andan itibaren herkesin daha sorumlu davranması gerektiğini söyledim.

Sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledim. Biz konuşmuyoruz iş yapıyoruz, sürecin hassasiyetini gözeterek bu işi sürdürüyoruz, birileri süreci engellemek için ellerinden geleni yapıyor, onların nasıl bir hesabı varsa Allahın da var

SÖYLENTİLERE İTİBAR ETMEYİN, BİZE GÜVENİN

Şehitlerimizin ruhunu incitecek hiçbir adımı atmayız, siz bize güvendiniz, bu makamlara taşıdınız. Şu anda da 10 yıl önce neredeysek yine ordayız. Sizlerin hayır duasıyla biz bu meseleyi inşallah çözeceğiz

Niyet hayır akıbet hayır, taviz vererek değil, geri adım atarak değil, terörle mücadeleden vazgeçerek değil tüm bu hassasiyetleri göstererek, kardeşlik hukukunu koruyarak kardeşçe bu meseleyi çözeceğiz. Dedikodulara, söylentilere, karanlık operasyonlara itibar etmeyin. Bize güvenin, inanın. Geçenlerde 100 yaşında birini ziyaret ettim, bana ‘’Sakın bu yoldan hiç taviz vermeyin, sizin bunu başaracağınıza da inanıyoruz, yanınızdayız’’ dedi. Dualarla yanımızdalar, dua çok önemli.

Biz bu yolda böyle yürüyoruz. Bu meseleyi inşallah Türkiye’nin gündeminden çıkaracak, birlik içinde geleceğe koşacağız.

Türkiye’nin büyümesini kimse engelleyemeyecek

Yorum yaz