Çağın hastalığına dikkat!
Çağın hastalığına dikkat!Çağın hastalığına dikkat!Çağın hastalığına dikkat!Çağın hastalığına dikkat!
Çağın hastalığına dikkat!

Psikiyatri uzmanı Dr. Sıtkı Karaca, mükemmeliyetçi kişilik yapısının, tükenmişlik sendromunda önemli bir risk faktörü olduğunu belirterek, “Her şeye yetişmeye çalışmak, işleri mükemmel yapmaya çalışmak, zamanla yarışmak, beklentileri yüksek tutmak, sarfedilen enerjinin beklentilerini karşılayamayacağını düşünmek, ‘hayır’ diyemediğinden gerek işte gerekse özel yaşamında birçok yükü üstlenmek de tükenme hissinin baskın çıkmasında büyük pay sahibidir.” dedi.

Balıkesir Sağlık Gönüllüleri Derneği (BALSADER) tarafından Diş Hekimleri Haftası dolayısıyla düzenlenen “İş Hayatında Tükenmeden Yaşamak” konulu konferans, Güney Marmara Kalkınma Ajansı salonunda verildi. Uzm. Dr. Karaca’nın konferansına, diş hekimlerinin yanısıra çok sayıda sağlık mensubu katıldı. Konferanstan önce Ege Uluslararası SağlıkFederasyonu (ESAFED)’nun yurtiçi ve yurtdışında yürüttüğü çalışmaların anlatıldığı bir sunum yapıldı. Daha sonra kürsüye gelen BALSADER Başkanı Dr. Fatih Erden, faaliyetleri hakkında bilgi verdi. 

Dernek olarak ESAFED ve Veskon’la ortak yürütülen, Somali, Sudan ve Mali’de yapılansağlık çalışmalarını anlattı. Ardından kürsüye çıkan Karaca, tükenmişlik sendromuna yakalananlarda yaşanan süreci anlattı: “Duygusal bitkinlik, kronik sinirlilik hali, çabuk öfkelenme, bilişsel becerilerde güçlükler yaşama, hayal kırıklığı, çökkün duygu durumu, anksiyete, huzursuzluk, sabırsızlık, benlik saygısında düşme, değersizlik, eleştiriye aşırı duyarlılık, karar vermekte yetersizlik, boşluk ve anlamsızlık hissi, ümitsizlik gibi durumlar ortaya çıkar. Tükenmişlik, özellikle birey iyi bir performans gösterdiği halde bu çabasının karşılığında uygun bir ödül alamadığı veya takdir edilmediğinde görülebilir.”

Sıtkı Karaca, tükenmişlik sendromunun önlenmesi için neler yapılması gerektiğini ise şu şekilde özetledi: “Mükemmeliyetçi yapı, kişinin kendini telkinle ve dikkatini başka yönlere dağıtarak büyük ölçüde kontrol edebileceği bir kişilik yapısıdır. Kişinin bazen her şeye yetemeyeceğini, her zaman her şeyin yolunda gidemeyebileceğini bilmesi, tükenmişlik duygu durumunu hayatından uzak tutabilmesi açısından büyük fayda sağlayacaktır. Kişilerin yüksek ve ulaşılması güç hedefler yerine daha ulaşılabilir hedefler koyması, tükenmişlik sendromunu önleme konusunda önemli bir adımdır. Kişinin yaşadığı sorunda kendi payını değerlendirirken objektif olması, yaşadığı tükenmişlik sürecini aşmasına yardımcı olur.”

Kişinin kendi durumunun farkına varıp kendine daha çok zaman ayırması gerektiğine işaret eden Uzm. Dr. Karaca, “Yaşadığı zorlukları sisteme bağlamak ya da sorumlu bireyler aramak, sık rastlanan ve tükenmişliğin şiddetini arttıran durumlardır. Bu nedenle bu düşünce biçimlerinden uzak durulmalıdır. İş ve özel yaşam arasında bir denge kurulması, işin gereğinden fazla zaman almamasına dikkat edilmesi gerekir.

İş ortamında iletişimin geliştirilmesi, paylaşımların artması, sorumluluğun bölüşülmesi, eskiden keyif alınan etkinliklerin yeniden yapılmaya başlanması ve yeni etkinlikler keşfedilmesi, sürecin aşılmasında önemli yer tutar. Ayrıca bu sorunu yaşayan kişiler, bazen yardım almak istemeyecek kadar çaresiz hissedebilir. Böyle durumlarda, kişinin yakınlarına da önemli sorumluluklar düşer. Kişi, profesyonel yardım almaya ikna edilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Yorum yaz